lookbook etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

LookBook #43 : Casual to Chic

Tek bir parça değiştirerek tüm stili değiştirebilme potansiyelinin taşıdığı güce bayılıyorum! Saçımızdan, makyajımıza ve hatta yaydığımız enerjiye kadar her şey yansıtmak istediğimiz imajımızın birer parçası olduğunu anlamadan modanın sanatsal yönünü de idrak edebilmek pek mümkün değil bence.

I love how one piece can alter the whole image of one's reflecting. It is an amazing example to understand that the Hairstyle, the makeup and even the energy we spread are very important instruments of the image we create, the image we choose to reflect.


Burada değiştirdiğim tek parça, jean'den vintage takımımın eteğini giymek oldu. Saç ve makyajın yardımı da yadsınamaz tabii ki. Gündüzden geceye veya arka arkaya yapılan farklı türde etkinliklere giderken oldukça kurtarıcı ve pratik oluyor.

I changed jean to skirt, which is a garment of my vintage two piece. The impact of changing my hair and makeup style was high, too. It's such a convinient and practical way change day to night or for the times Web need to change for different occasions. 


Takılarım ise benim için çok özel; birisi Mısır'dan ve sevgili amcamdan yadigar. Bilezik ise halalarımın gençliğinden kalma. İki parça da o kadar güzel ki hem günlük hem de şık kombinlerde kullanılabiliyor.

These two pieces are very speacial to me. The necklace is from Egypt and a souvenir from my beloved uncle. 
The bracelet belongs to my aunts, it is handed down to me. They are both so beautiful that they can be combined with any look.


 Skirt-Top/Etek-Bluz : Vintage | Boots/Bot: C&A | Bag/Çanta: Zara | 
Necklace-Bracelet/Kolye-Bileklik: 💖

Look Book #44: 2017



Başlığın sebebini hepiniz anlamışsınızdır sanırım. Yılbaşı gecesinin sonundan birkaç fotoğraf. Gecenin başında dudaklarımda ceket elbisemi tamamlayıcı lacivert rujum vardı Nyx'ten. Gece'nin sonunda ruj yerine kaş makarasını yanıma aldığımı fark ettim. İçmeden şarhoş olanlar derneği kulübü başkanı bu şapşallığımı onayladı. 

Oysa lacivert dudaklarımla çok daha cool'dum. 1 ay boyunca arayıp tarayıp bulduğum pek sevdiğim ceket elbiseme daha layık hissediyordum kendimi. (Elbise şu an indirimde, link'i ekliyorum.) 
Gece'nin sonunda işler değişti. Aslında o gecenin sonunda değişen işler bununla sınırlı kalmamıştı. 300 metre ötemizde terör saldırısı ile işler de, olaylar da modlar da değişti. Hayatımız yine biraz daha karanlık oldu. Bazılarının ise kararacak hayatı kalmadı...

 Yeni yıla umutlu girme yeni yıl kararları alma gibi saçmalıklardan pek haz eden biri değilimdir oysa ki, mesela geçen sene bir yeni yıl kararı olarak kalori sayımıyla diyet yapayım dedim, 1 ayın sonunda sinir hastası oldum; kalori saymamak için yemek yemeyi bıraktım. Aslında iyiydi de. Neyse, depresyonla ilgili derin ve uzun bir geçmişi olan biri olarak mevsimsel depresyondan da mustarip biri olarak kış aylarını mutlu ve sevinçli geçirmem imkansıza yakın, imkansız olmamasının tek sebebi buna yenilmemek için canla hıraş çalışmam. Bu umut döneminde, umut ya da beklentisi olmayan beni bile biraz daha umut dolu bir başlangıç olmamasına isyan ettirdi olanlar. 
Kafam kazan gibi olduğundan yazının sonuç paragrafını maddeler halinde özetliyorum.
1- Hevesle yaptığım kombinim çok güzel bir akşamın anılarına sahip olsa da sonrasında çok korkunç bir gecenin de anılarına eşlik etmek durumunda kaldıklarından yüklemeye bile elim zor gitti.
2- Hemen hemen her sene olduğu gibi bu sene de kış depresyonumla haşır neşir olduğumdan, buralardan uzak kaldım. Genel olarak hiçbir şey yapmak istemiyor ve hiçbir şeyden tat almıyorum. Bir tür ruh gribi. Kişisel hayatıma dahil insanlar bu yazımı okuyorsanız, sesi soluğu çıkmaz ve huysuz şirin gibi davranırsam; beni kendi halime bırakın. Zaten alışmış olmanız lazım.
Mart'ta daha iyi ve daha aktif olmayı umuyorum. Nisan'la beraber manik yanım ortaya çıkacaktır. 

Ayrıca bakın hemen altta, çok ender görünen bir doğa olayı var; ekrana bakıyorum. Daha önce de dediğim gibi ekrana bakmamamın tam olarak sebebi bu. 'Fak yu' diyen tam bir 'Resting Bitch Face'.

Dress Blazer/ Ceket Elbise: Miss Guided  (tık tık) |  Lace Cami Dress/ Dantel Gecelik Elbise: M&S
Knee Boots/ Çizme: H&M  |  Clutch: İnci 

Choker: H&M (sezon)  |  Necklace/ Kolye: Atelier Petite Pierres

Look Book #43: Anniversary


Rappel Amical à moi-même: Au milieu de l'hiver, j'apprenais enfin qu'il y avait en moi
un été invincible.

                                   -Albert Camus

Yukarıdaki alıntıladığım söz benim ilk dövmem olacak. Bu sözü sık sık hatırlaması gereken bir yapım var çünkü.
Bu kombinime gelirsek, sanırım üstümdeki her parçayı aşırı severek alıp giydim desem yeridir. Yıl dönümü kutlaması için hazırlanınca, sanırım insan en sevdiği parçaları giymeye daha bir hevesli oluyor.
 
İçimdeki Bralet'i bulana kadar tüm h&m'leri tavşan gibi gezip durmuştum; tulum, ilk görüşte aşktı. Eski sezon olsa da ara ara farklı renklerine rastladığım oldu.
Manto'nun peşinden çılgınca koştum geçen sene, hatta bedenim kalmadığından gidip bir büyük bedenini aldım... Clutch'ımın hakkını buradaki fotoğraflarda verememişim, ama, kendisiyle bir başka kombinde yaşadığımız aşkı kameralar önüne taşıyacağım. 
Ayakkabılar ise adeta bir statement piece, çünkü kendisine benzer bir ayakkabı daha görmedim; ayrıca herkesin seçmeyeceği beğenmeyeceği bir parça olması beni mutlu ediyor. 
Kendisini biraz 80'lerdeki Mullet denen şu saç stiline benzetiyorum; zira bu saç kesiminin mottosu; "Business in the front, party in the back". 80'ler moda namına çok karanlık bir çağ ama ayakkabımın önden bir iş adamı kılıklı tipinin arkada sandalet gibi bir şeye dönüşmesiyle, bu motto'yu kendisinde de geçerli kılıyor.


Bu arada bu duvarın dekoru harika değil mi? Kendi evimde de görmekten keyif alacağım türden bir çalışma olmuş. Bu dekora ev sahipliği eden mekan Rejans; google'larsanız harika mazisini görebilirsiniz. 
Ben birkaç yıl evvel İz Tv'de belgeselini izlemiştim. Orada öğrendiklerimden sonra gitme sansı bulmak çok daha ayrı bir tat oldu. Burası ile ilgili bir yazı yazacağım zaten. Laf arasında geçmekle kalmaması gereken özelliklere sahip,özellikle de biri bu özelliklerden gecemi daha da güzelleştirdi.


Sanırım senenin son Look Book post'u bu olacak; güzel bir detay oldu benim için. Umarım 2017'de her açıdan güzel anlar ve detaylarla dolu çok güzel günler yaşarız. Paylaşacağımız, sevdiğimiz insanlar da hep yanı başımızda olur. 

  Jumpsuit/Tulum: Mango  Bralet: h&m  Belt/ Kemer: Mango  
Shoes/Ayakkabı: River Island  Clutch: Asos Coat/ Manto: Zara

Bir sonraki post'ta görüşmek üzere! 
Sevgiler,
Zeynuş

LookBook #42: Hit the City



Cüce boyum kazağın asıl detayını başka türlü belli edemediğinden tüm pozlarımı "kafam karışık ya" mod vermiş olabilirim :')



Knitted Sweater/ Kazak: Zara (Sonbahar Sezonu - tık tık
Jean/ Pantolon: Mavi (Eski sezon)  Boots/ Bot: Derimod(Eski Sezon)

LookBook #41: Tangled Up

Come,
Let's play along and let each other lose
A win would cause an alarm
Don't matter to me
Don't matter to you


Queens of the Stone Age - Tangled Up In Plaid




Look Book sekmesinde biraz geçmişe dönseniz, benim iskoç deseni ve ekose'ye hafiften vurgun olduğumu anlayabilirsiniz. Bana kalsa highlander gibi de dolaşırım ama buralar buna henüz hazır değil, hazır olduğunda da ben canlı olmayabilirim. İçimde İskoçlara, İskoçya'ya karşı bir sempati var. Bence acayip bir kültür ve insanlar; aksanlarından acayip olmasın! Bir kez karşımdaki insan İskoç aksanıyla İngilizce konuşurken, ben bambaşka bir dil konuşuyor zannedip bomboş bakmıştım.❤❤ 

İşte bu tür tatlışlıklar yanında bir de hepsinin klanlarına ait ekose desenleri olması onları daha da güzel kılıyor. Burada bin yıldan uzun bir tarihten bahsediyoruz, elektrik yok bir şey yok o korkunç Kuzey Britanya adasında bunlarla nasıl uğraştınız? 

Ekose deseninde kullanılan her rengin bir anlamı olduğunu biliyor muydunuz? Kırmızı- savaş, Yeşil- ova/orman, Mavi- nehir/göl, Sarı- çeşitli ekin/mahsül gibi. Peki Kilt'in giyilmeye sebeplerinden birinin İskoç topraklarının yüksek sazlıklara sahip olması ve pantolonların bu alanlarda yürümeye elverişli olmaması ve Kilt'in geniş adım atmaya çok müsait olması olduğunu, biliyor muydunuz? Gerçi çeşit çeşit kilt var, ve kilt'in tarihi biraz karışık. Fakat o etek gibi duran şey 6 metreden uzunmuş. İskoç bir şefim evlenirken Kilt giymişti ve bence Dünya'nın en sevimli insanı olmuştu.


Londra'da okulumun bulunduğu Blok'un arka kapısından çıkınca biraz ileride özel dokuma ekose klan kumaşlarıyla kıyafetler satan bir butik vardı, British Museum'ın tam karşısında kalırdı; önünden geçmeye bayılırdım. Bir cape beğenmiştim, 700 £ fiyat biçmişlerdi, nasıl içimde kalmıştı :( Ayrıca 3 yaşında erkek çocukları için kiltler, ve yine aynı bebiklikteki kızlar için manto elbise takımı duruyordu vitrinde. Sırf onları giydirmek için çocuk sahibi olmak istedim bir an, ama sonra hemen geçti.
İşte konu ekose desene gelince içimin coşkuyla dolduğu gerçeğini bu yazımla yansıtabildim sanırım. Daha fazla ekose için lütfen 9'u tuşlayın!

Fotoğraflar için Ecoş'a kocaman bir teşekkür ediyorum! Biliyorum, kolay olmadı!
Herkese cuma gibi bir pazartesi ve  mutlu bir hafta diliyorum!




 Leather Jacket/ Deri Ceket: Mango  Dress/ Elbise: Lc Waikiki 
Fishnets/ Çorap: Italiana
 Booties/ Bot: c&a    Belt/ Kemer: Mango  
Necklace/ Kolye: Accecorize

LookBook #40: Base


 Bu look book'u basic giyinme çabama adıyorum. Basic giyinme konusunda bence çok da başarılı değilim. Açıkçası basic denen tarz bana içine bir şeyler katmayınca yavan oluyor. Mesela burada da birşeyler katılmamış gibi duruyor; ama kattım. Kendisi üzerimde gördüğünüz bluz. En sevdiğim basic bluzum bu olabilir. Numarası nedir sonunda göreceksiniz. Benim için bu tür minik detaylar işi götüren şeylerin ta kendisi. Kendisi Urban Outfitters'tan. Urban Outfitters'a olan özlemimi şuraya bırakıyorum. Kendisi benim için Basic nasıl yavan olmaz'ı en güzel gösteren marka. Neden gelmiyor, neden?
Bakın bu bir dramdır arkadaşlar.
Zaten Top Shop da gitti...
Çekim yaparken birden pespembe tabelasını açan mekana da teşekkürlerimi iletiyorum. Fotoğraflar Jigglypuff üstüne kusmuş gibi <3

I dedicate this lookbook post to my ambitious trial of being "Basic". I cannot say that I'm successful at it. TBH, mostly, what people call "basic" is "plain" to meor worse "blah!". If nothing added on the basic style,it is plain; let's embrace this info. In this look it seems like I didn't add anything to liberate it from being plain, but I did. You'll see the trick on the bottom. It's my top! My fave top which is from Urban Outfitters. Oh, I miss that brand dearly!
 To me it is the best example to show how basic doesn't get plain.Unluckily it is not available here. Also Top Shop left.
See, you can create an episode for a tele novela with this much drama! * so.much.emotions!*
While we were shooting, a store decided to turn on their very much pink lighted sign, therefore it looks like Jigglypuff barfed on photos. <3 <3


Detay / The Trick.

Skirt/Etek: Oxxo  Top/Bluz: Urban Outfitters  Bag/Çanta: Zara 
Coat/Manto : Oxxo  Knickers/Ayakkabı: Converse Unicorn Choker: h&m




Bu da neden kameraya direkt bakmadığımı anlatan bir fotoğraf. Hep yüzümde bir fak yu ifadesi var. Ben sağa sola bakmaya devam edeyim.

Mutlu Hafta sonları!


Look Book #39: Grunge Princess



Grunge müziğe pek tutkum olmasa da, yıllardır tarzlarını çok severim. Son 1,5 senedir bu sevgim iyice büyüdü, neden bilmiyorum. Pejmürde, bıkkın ve asi (son ikisi harika karışım oldu) stili seviyorum herhalde. Gerçi içimdeki soylu Düşes de asla inisiyatifi elden bırakmadığından, bugün ortaya çıkan tarzım tam olarak Grunge

Look Book #38: Modern Antoinette

Courage! I have shown it for years; you think I shall lose it
 at the moment when my sufferings are to end?
                                                   -Marie Antoinette


Sanırım saçlarımı gri yaptığımdan beri en çok yaratmak istediğim görünüm Marie Antoinette'di. Marie'nin hiçbir zaman 'Pasta yesinler' dediğine inanmadım, bunu bir söyleyen varsa da o değildi. Her zaman soyluların çok yalnız ve mutsuz olduklarına inandım; Marie de onlardan biri. Kendimi garip bir biçimde bu tür Kraliyet ailesi mensuplarına yakın buluyorum; annem bana 3 yaşımdan I.Elizabeth deyip ruhumun bir Kraliçe'nin enkarnesi olduğunu iddia ediyor. Kraliçe olmakta gözüm yok ama açık konuşan en büyük hayallerimden biri Düşes olmak; benim hayallerim hep gariptir.

LookBook #37: Pretty Happy




Şu ince düşünce sanırım alışveriş yapmanın güzel bir şey olduğunun en önemli kanıtlarından. Güzel görünmek için mutlu olmak şart tabii ki ve alışveriş de insanı mutlu ediyor; yalan mı?
Bu parçanın bir de adı var; Nona, Nona şurada hikayesini anlatıyor.

This lovely detail represents the best part in shopping cutes surprises. Being happy is a must, in order to look pretty and of course shopping makes one happy, is that wrong?
This garment has a name, it's Nona. Nona has an inspiring story and she tells it right under.

LookBook #36: Into the Wild



LookBook #35: Gone with the Wind


LookBook #34: Pow(d)er Puff Girl



There's Nothing Wrong With Talking To Yourself.
                                                        - Bubbles

İtiraf etmeliyim ki kendi kendime çok sık konuşuyorum. Hatta bazen münazaralar tertipleyip en az 2 ile başlayıp sınır olmayan taraflar yaratıyorum; aynı zamanda hakem de ben olduğumdan bazen ortalığı ben sakinleştiriyorum; taraflar arası orta yolu bulmaya falan çalışıyorum.
Bunda hiçbir terslik yok.

I have to admit that I talk to myself, way too often. Moreover, time to time there are some debates going on with at least 2 sides (no limits); at the same time I am the adjudicator so I have to manage to lowering the tension, and find a way to reach a compromise.- and always stay objective, a.k.a clueless)
There's Nothing Wrong With It.

LookBook #33 :Stars&Stripes




Galaksi'nin merkezinin Frambuaz tadında ve Rom gibi koktuğunu biliyor muydunuz? Bilim insanları öyle demiş. Doğruysa, Tanrı'nın damak zevkini takdir ettim, şuraya da biraz çırpılmış krema ekleyelim.

Did you know that the center of the Galaxy tastes like Raspberries and smells like Rum? It is what scientists say. If it's true, I'd really appreciate the gourmet delights of God. Can I add a bit whipped cream there?

LookBook #32 :Sailors, Mermaids & Unicorns

Always Be Yourself Unless You Can Be A Unicorn
Then
Always Be A Unicorn!

LookBook #31: 70's



They Always Say That Time Changes Things,
But Actually You Have To Change Them Yourself.
                                                     -Andy Warhol


Look Book #30: Summertime Sadness






Look Book #29: Masculine Vibes







Look Book #28: Night







"I have loved the stars too fondly
 to be fearful of the night." 
                           - Oscar Wilde 


LookBook #27: Day






Bordeaux is great, as a colour, as well as a beverage.



Look Book #26: Congress